The China Study’den 8 İlke

Yemek yemek ile beslenmek arsındaki farka baktığımızda, biri besin değeri üzerinden doğrudan yaşam kalitemize etki yaparken, diğeri tatlar, miktar, görüntü ve deneyimlerimizden yüklenmiş değerler ile zihnimize hitap eder. Zihne yönelik beslenme, çoğunlukla yaşam kalitemizi aşağı çeker.

Dünya literatüründe “Food” kelimesi, özellikle bilimsel çevrelerde “besin değerine dayalı” yiyecek ve içecekler olarak algılanır. Birey olarak bizler, modern yaşamın bize sundukları içinde sıkıştığımız zamanlarda “food like things” yani “besin görünümünde ürün” diyebileceğimiz, ticari değer taşıyan cisimlerle muhatap oluruz. Böyle zamanlarda sorumluluk tamamen kişiye aittir. Doğru seçimleri yapmalı ve kendimizi “ürünler”den korumalıyız.

Dr. Colin ve Dr. Thomas Campbell’ın The China Study (BenBella Books) çalışmasından sadeleştirilerek hazırlanan makalesinde  Eating Right: 8 Principles of Food and Health (tıklayarak erişebilirsiniz)  8 başlık altında, besin değeri çok yüksek olan sebze ve meyve bazlı beslenmenin faydaları adresleniyor. Aynı zamanda sağlıklı bir yaşam sürebilmenin genetik altyapımızın ötesinde, genlerimizin içinde yüzdüğü ortamın doğrudan etkisi altında olduğu, yani yaşam tarzı seçimlerinin sağlıklı yaşam kurmanın en büyük etkeni olduğu açıklanıyor. Tüm metnin üzerine inşa edildiği başlık, holistik yani bütünleşik yaklaşım. Bir besinin bütünü, parçalarından çok daha etkin. Bu sebeple, besinleri mümkün olduğu kadar doğadaki orijinal halleriyle ya da özelliklerini kaybetmeden işlemden geçirilmiş halleri ile tüketmeliyiz.

Ersin Pamuksüzer